Heinrich Böll Stiftung COP31 Antalya'da
Kasım ayında iklim müzakereleri Antalya'ya geliyor. Türkiye, COP31'e benzeri görülmemiş bir ortak başkanlık modeliyle ev sahipliği yapacak: Başkanlık Türkiye'de, müzakerelerin yönetimi Avustralya'da, ön-COP ise Pasifik'te toplanacak. Zirve zor bir dönemde gerçekleşecek. Çoktaraflılık zayıflıyor. Belem'deki COP30, fosil yakıtlardan çıkış kararı olmadan ve Küresel Güney'i tatmin etmeyen bir finansman anlaşmasıyla kapandı.
Yine de Nisan 2026'da istekli devletler, petrol, gaz ve kömürden adil ve finanse edilmiş bir çıkışı planlamak üzere Kolombiya'nın Santa Marta kentinde buluştu. Bu ivme Antalya'ya taşınabilir mi?
COP31 "uygulama COPu" olarak anılıyor: Küresel Durum Değerlendirmesi'nin, yeni ulusal iklim planlarının ve burada kabul edilecek adil geçiş çerçevesinin ilk sınavı. Türkiye'nin Eylem Gündemi'nin başında 2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefi var. Ancak temiz enerjiyi büyütmek, fosil yakıtların gerileyişini planlamakla aynı şey değil. Bu dönüşüm eşitsizlikleri azaltacak mı, yoksa derinleştirip yeniden mi üretecek? Ve emisyonlar gerçekten azalacak mı?
Kuraklık, su kıtlığı ve kirlilik, uyumu azaltım kadar acil hale getiriyor. Ev sahibi ülkenin kendi iklim yönetişimi de bu süreçte uluslararası kamuoyunun gündeminde olacak.
Yıl boyunca COP31 gündemlerini, ona eşlik edecek Halkların İklim Zirvesi'ni ve daha geniş iklim tartışmalarını makaleler, webinarlar ve yayınlarla sayfamıza taşıyacağız.
