Toprak bozulumu: Sessi̇z küresel kriz

Atlas

Toprak bozulumu, tarımsal verimliliği, gıda güvenliğini ve ekosistem sağlığını tehdit eden önemli fakat büyük oranda görmezden gelinen küresel bir sorun. Dünya genelindeki toprakların yaklaşık üçte biri bozulmuş durumda ve bunların neredeyse yarısı Afrika’da.

Toprak bozulumu: Sessi̇z küresel kriz teaser

Toprak bozulumunun kapsam ve ölçüsü hem doğal süreçlerden hem de ormansızlaştırma, tarım uygulamaları, aşırı otlatma ve kentleşme gibi insan faaliyetlerinden etkilenir. Toprak erozyon, kimyasal bozulma (tuzlanma, asitleşme, besin dengesizliği, kirlilik), fiziksel bozulma (sıkışma, yapısal kayıp), biyolojik bozulma (organik madde ve biyoçeşitlilik kaybı) ile yanlış arazi kullanımı ve iklim değişikliği etkileri sonucu bozulabiliyor.

Başta su ve rüzgarın neden olduğu erozyon, en yaygın ve şiddetli toprak bozulumu biçimlerinden biri. Bitkinin büyüyebilmesi için gereken zengin besin oranına sahip üst toprağı alıp götürür. Toprak erozyonu yılda tahmini 75 milyar ton toprak kaybına yol açar; bu da yılda 400 milyar dolar civarında mali kayıp demek. Bu istatistikler, toprak bozulumunun küresel ölçekte yarattığı korkunç ekonomik ve ekolojik sonuçları gösteriyor.

toprakatlasi-2025-kapak-tr.jpg

Toprak Atlası 2024, verimli toprağın küresel ölçekte kaybının sonuçlarını ortaya koymakla kalmıyor; aynı zamanda iklimin korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi için sürdürülebilir ve adil arazi kullanımının potansiyelini de gösteriyor.

Bir başka sorun ise tuzlanma (salinizasyon), yani toprakta aşırı tuz birikmesi. Genellikle yanlış sulamadan kaynaklanır. İçerisinde tuz barındıran sulama suları buharlaştığında, toprakta kalan tuz bitkinin büyümesini engelleyecek seviyeye ulaşabilir. Tüm dünyada sulanan arazilerin çoğu, özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın yüzde 20-50’ye varan kısmı tuzlanmadan etkileniyor. Örneğin, Hindistan’ın kuzeyinde toprak aşırı tuzlanmış olduğu için buğday ve pirinç verimi günbegün düşüyor.

Toprak asitlenmesinin başlıca nedeni asit yağmurları, aşırı azotlu gübre kullanımı ve yoğun (intansif) tarım uygulamalarıdır. Bilhassa endüstriyel kükürt dioksit ve azot oksit emisyonlarının atmosferdeki su buharı ile reaksiyona girdiği Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarında bu sorun büyük. Avrupa’da azotlu gübrenin uygunsuz kullanımıyla artan asitlenme mahsulde verimi düşürüyor. Bununla mücadele kullanılan maliyetli kireç uygulamaları ise ancak geçici çözüm sağlıyor.

Toprak bozulumu: Sessi̇z küresel kriz 2. görsel

Topraktaki tanecikler bastırılıp sıkıştırıldığında gözenek sürekliliği azalır ve topraktaki havalanma kapasitesi ve su geçiş oranı düşer. Toprak sıkışmasına genelde ağır makine ve araç kullanımı ile yoğun otlatma sebep olur. Sıkışmış toprakta verim azalır ve daha az su tutulduğu için ürün kuraklığa savunmasız hale gelir.

Toprağın ağır metal, pestisit ve endüstriyel kimyasallarla kirletilmesi bitki, hayvan ve insan açısından çeşitli riskler oluşturuyor. Endüstriyel faaliyetler, yanlış atık yönetimi, tarımda aşırı kimyasal kullanımı ve hatta savaşlar buna sebep oluyor. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı saldırı bu ülkedeki tarım arazilerinin üçte birini kirletirken, İsrail’in beyaz fosfor kullanımı da Lübnan’ın güneyindeki tarım arazilerini zehirledi.

Toprak bozulumu: Sessi̇z küresel kriz 3. görsel