Deniz Atlası

Denizler olmasa dünya nüfusunun önemli bir kısmının faydalandığı zenginlik ve refah da olmazdı. Ancak bu benzersiz ekosistemin geleceği, günümüzde ciddi bir tehdit altında. Zira yüzlerce yıldır geçerliliğini koruyan, okyanus ve onun kaynaklarını herkesin sınırsız kullanımına açan “denizlerin özgürlüğü” ilkesi, aşırı avlanmaya, türlerin çeşitliliğinin azalmasına ve deniz kirliliğine yol açtı.

Ekolojinin önemli unsurları olan denizlerimiz ve kıyıları acilen korumaya alınmalı. Nitekim buna ilişkin uluslararası düzeyde ilk hamleler yapılmaya başladı. Amacı, gelecek kuşaklara doğayla uyum içinde bir yaşam olanağı tanımak, küresel ekosistemlerin sağlını, bütünlüğünü güvence altına almak ve bunları kısmen de olsa geri kazanmak olan sürdürülebilirlik yaklaşımı, uluslararası koruma sözleşmelerinde ve konvansiyonlarında kendine giderek daha geniş yer buluyor.

Elinizdeki Deniz Atlası tam da burada devreye giriyor. Atlas, bu alandaki çalışmalara katkı sağlamanın dışında denizlerin ve bunların ekosisteminin, sadece kıyılarda yaşayan insanlar için değil, hepimiz için önemini ön plana çıkarmayı hedefliyor. Okyanuslar bize hangi zenginlikleri sunuyor? Nasıl bir refah sağlıyor? Bu kaynaklara nasıl davranıyoruz? Deniz ekosisteminin sağlığı ne durumda ve burada karşılaşılabilecek en büyük tehditler neler? İnsanın sebep olduğu iklim değişikliğinin denizler ve kıyı şeritleri üzerindeki etkisi nedir? Deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ile üretim ve tüketim kalıpları arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu atlas vasıtasıyla okyanusların hayati önem taşıyan birer sistem olarak korunması için yapılabileceklerin tartışılacağı geniş bir toplumsal ve siyasi tartışma zemini açmayı umuyoruz.

Tags
Product details
Date of Publication
Haziran, 2017
Publisher
Heinrich Böll Stiftung Derneği
Number of Pages
60
Licence
All rights reserved
Language of publication
Türkçe
Table of contents

2        KÜNYE

6        ÖNSÖZ

8        12 KISA DERS; DENİZLER VE İNSANLAR HAKKINDA

 

10      BALIK ARTIK SATILMAYACAK MI?

             Balık türlerinden bazıları tükendi, bazılarıysa endüstriyel balıkçılık nedeniyle tükenme noktasına geldi. Bu türleri olumsuz etkileyen gelişmeler, bilhassa kıyılardaki geleneksel balıkçılık sayesinde hayatta kalan yoksul insanlar üzerinde de olumsuz etkiye sahip. Yasadışı çalışan, kayıtsız ve düzenlemeye tabi tutulmamış balıkçılık, avlanma kotası ve balık koruma bölgeleri kurallarına uymuyor. Adı geçen sektör, tüm dünyada avlanan balığın neredeyse üçte birinden sorumlu.

12      YENİ UMUT ÇİFTLİKLER Mİ?

Dünyada tabaklara ulaşan balığın yarısı bugün bile yetiştirme balık sektöründen geliyor. Ancak sürdürülebilir olmayan yetiştirme balıkçılık, avlanma üzerindeki yükü almadığı gibi çevreye de fazladan yük getiriyor. Balık ve deniz canlılarına yönelik artan talep, ağır çevresel zararlar yaratmadan karşılanabilir mi?

 

14      ÖLÜM BÖLGELERİNİN SORUMLUSU: GÜBRE

Endüstriyel tarımda devasa boyutlara çıkan yapay gübre ve gübre şerbeti kullanımına bağlı olarak akıl almaz miktarda nitrat ve fosfat akarsular yoluyla denizlere ulaşıp buradaki alg popülasyonunun aşırı büyümesine neden oluyor. Bunun sonucunda oksijenin, dolayısıyla da yaşamın artık var olamadığı ölüm bölgeleri oluşabiliyor.

 

16      DENİZLERDEKİ ZEHİRLER

Okyanusu kendi özel çöp depolama alanımız olarak kullanıyoruz. Bilhassa kıyı bölgeleri bu durumdan yoğun biçimde etkileniyor. Buradaki atıkların birçok kaynağı var, ilgili ekosistemler üzerindeki etkileriyse devasa boyutlarda.

 

18      MİKRO PLASTİK PROBLEMİ

Denizlerde sürüklenen plastik parçalar, çok daha büyük bir problemin sadece görünen kısmı. Plastik atıkların sadece %0,5’i toplanırken, denize ulaşan plastiğin büyük bölümü derin deniz katmanlarında çökeliyor.

 

20      YERLİ TÜRLER TEHDİT ALTINDA

Öncelikle uluslararası denizcilik nedeniyle yabancı ekosistemlere ulaşan istilacı canlı türleri, endemik türleri yerlerinden ediyor. Okyanusların ısınması gibi ilave bozucu faktörler ise organizmaların çevresel değişikliklere göstereceği direnci düşürüyor. İşin en üzücü yanıysa kaybedilen genetik çeşitliliği geri getirmenin yolunun olmaması.

 

22      İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN FRENİ OLARAK OKYANUS

Okyanusların iklimi düzenleyici işlevi olmasa, dünyamız bugünkü halinden çok farklı, özellikle de çok daha sıcak olurdu. Okyanuslar büyük miktarlarda ısı ve CO2 depolamak suretiyle iklim değişikliğini yavaşlatıyor. Okyanusların iklimdeki değişikliklerin sonuçlarını da kısıtlıyor olması biz insanların yararına. Ancak okyanus ve ekosistemleri bu sırada ağır hasarlara maruz kalıyor.

24      ÖNEMLİ BİR SORUN: DENİZ SEVİYESİ

Denizler ısınırken su seviyesi de yükseliyor ancak her yerde aynı ölçüde değil. Özellikle güney yarım küredeki adalar ve kıyı bölgeleri büyük risk altında ve buralar insanlar tarafından yavaş yavaş terk ediliyor. Ancak bu daha başlangıç, yakın gelecekte daha fazla insan başka yerlere kaçmak zorunda kalabilir.

 

26      RİSK BÖLGELERİNDE YAŞAM

Dünyanın en büyük metropollerinin önemli bir kısmı kıyı şeritlerinde, hatta çoğu nehir deltalarında bulunuyor. Bu kentlerde doğa olaylarına maruz kalma riski yüksek. Buna rağmen deniz kıyılarındaki mega kentlerin gelişimi hız kesmeden devam ediyor. Bu riskleri karşılayacak kıyı koruma önlemlerine ise sadece zengin devletler sahip.

 

28      DAHA ASİDİK BİR GELECEĞE DOĞRU

Denizler, yerküre tarihinde daha önce örneğine rastlanmamış bir hızla asidik hale geliyor. Bu yüksek hız organizmaların uyum sağlamasına zaman bırakmıyor. Bilhassa midye, salyangoz ve mercan gibi kireç yapıcı türler, asidik sularda kendilerini koruyan kılıfları oluşturmakta zorlandığından bu gelişmeden olumsuz etkileniyor. Bu koşullar balık yavruları için de uygun değil.

 

30      TÜKETİM VE KORUMA BÖLGELERİ

Denizin korunması gerektiği fikri oldukça yeni. Atalarımız kendi dönemlerinde balıkçılık yapmıştı. Geçmişte kaybetmiş olduğumuz deniz zenginliğinin büyüklüğünü bugün ancak tahmin edebiliriz. Nihayet son 30 yıl içinde koruma bölgelerinin yüzölçümü önemli oranda büyüdü ancak hâlâ toplam deniz yüzeyinin sadece küçücük bir kısmını oluşturuyor.

 

32      DENİZLER KİME AİT?

Anakaranın binlerce kilometre açığındaki minicik, üzerinde kimsenin yaşamadığı adacıklar günümüzde giderek jeostratejik açından daha da önemli hale geliyor, zira bunlar sayesinde devletler nüfuz alanlarını genişletebiliyor. Bunun koşulu da adacıkların bir kıta sahanlığının üzerinde bulunması.

 

34      DÜNYANIN HAMMADDE AÇLIĞI

Büyük madencilik şirketleri, sanayi devletleriyle işbirliği halinde derin denizlerdeki yer altı zenginliklerine uzanıyor. Dünyadaki piyasa fiyatlarının yanı sıra karasal madenciliğin toplumlarda giderek daha az kabul görmesi, bu yeni alanın cazibe kazanmasına yol açıyor. Bugüne dek el değmemiş derin denizlerin sömürüsü, ekolojik ve toplumsal sonuçları araştırmamıza fırsat vermeden başladı bile.

 

36      GELECEK NEREYE GİDİYOR?

Denizden elde edilen yenilenebilir enerjiler insanlara ümit veriyor. Geleceğin enerji kaynağı burada gizli olabilir. Henüz kullanıma açılmamış fosil yakıtlar cazip olsa da bunların çıkarılması belli riskleri de beraberinde getiriyor. Bu risklerin bir kısmı derin deniz sondajından bilinenlerken bir kısmıysa metanhidrat gibi bilinmeyen cinsten.

 

38  BİR SAHNE OLARAK DENİZLER

Deniz tatili en parlak günlerini yaşıyor. Tatil gemileri sürekli büyürken daha çok sayıda kıyı, tatil mekanına dönüşüyor. Tüm bu gelişmelerin doğa ve bu tatil mekanizmasını çalışır halde tutan insanlar üzerindeki etkisi ne?

 

40 DÜNYA TİCARETİ VE FİYAT SAVAŞI

Uluslararası deniz taşımacılığı, dünya ticaretinin motoru konumunda. Ancak 2008 yılından bu yana bu sektör derin bir krizin içine yuvarlanmış halde. Nakliye fiyatları tepetaklak oldu ve tersane holdingleri, pek azının ayakta kalacağı kıyasıya bir fiyat savaşına girdi. Peki ihtiyaç fazlası devasa nakliye gemilerinin akıbeti ne olacak?

 

42  DENİZLE İÇ İÇE YAŞAMAK

Deniz bize çok şey verir, hayatımız denizlere bağlıdır. Gelecekte de denizlerden faydalanmak istiyorsak, bu cömert “okyanus kıtasına” karşı tutumumuzu gözden geçirmemiz gerekir. Elbette tek sebep de bu değil.

 

44      TÜM DÜNYA BİRLİKTE HAREKET ETMELİ          

 Okyanus ekosisteminin karmaşıklığını karşılayacak bütüncül global stratejiler yoktur. Günümüzde okyanuslar ve denizler, dünyanın en az korunan ve sorumluluk içinde davranılan bölgelerini oluşturuyor. Denizlerin önemi düşünüldüğünde bu tutumun hızla değişmesi gerek.

46      HAL-İ VAZİYET HAYRA ALAMET DEĞİL

Yasalar yapılmıyor, kararlar alınmıyor, cezalar kesilmiyor değil. Ama ortadaki korkunç gerçek değişmiyor. Asıl mesele şu: Sucul yaşama, bir “kalkınma” konusu, bir iktisat paradigması olarak bakılıyor ve politikalar bu yönde üretiliyor.

48       AKTÖRLER VE MESELELER

Kooperatifler, stokların azalması ve gelirin düşmesi sonucunda ortakları arasında işbirliği yaratmada zorluklar yaşıyor. Bunun yanı sıra kıyı balıkçısı ile endüstriyel balıkçı, ticari balıkçı ile amatör balıkçı, yasal ve yasadışı avcı grupları arasında zaman zaman şiddet de içeren çekişmeler yaşanabiliyor.

50       BALIKÇILIK SEKTÖRÜNDE KADINLAR

Günümüzde balıkçılık sektörüne ait resmi kayıtlarda ve çalışma yaşamına katılımda cinsiyet açısından erkeklerin lehine olacak şekilde dengesiz bir durum söz konusudur. 2002 AB raporuna göre Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en çok kadın balıkçı Yunanistan’dadır. Türkiye’de ise tekne üzerinde çalışan kadın balıkçılarla ilgili herhangi bir sayısal resmi kayıt yoktur.



52       TÜRKİYE’DE BALIK ÇİFTLİKLERİ

Balık çiftliklerinin doğal sınırları aşmaya yarayan teknolojik bir yöntem olmadığı, tam tersine denizlerdeki balık  toklarının devamına ve ekosistemin sürdürülebilirliğine bağımlı bir üretim sürecine sahip olduğu akıldan  çıkarılmamalıdır. Bu süreçte sektörün gelişiminin toplumsal ve ekolojik talepler doğrultusunda şekillenmesi büyük önem taşımaktadır.

54        DURUM VAHİM

Türkiye’nin Akdeniz sahillerinde 2016 yılında aylık olarak yapılan örneklemelerde, 28 türe ait 1137 balığın yarısından fazlasının sindirim siteminde mikroplastik bulunmuştur. Balıklarda en fazla rastlanan mikroplastik tipi genellikle çamaşır makinalarından geldiği düşünülen fiberdir. Günlük olarak fazla deniz canlısı tüketen insanların ise besin yoluyla günde yaklaşık 11 bin tane mikroplastik tükettiği kaydedilmektedir.

55       KATKIDA BULUNANLAR

56      VERİ, HARİTA VE GRAFİKLER İÇİN

           KAYNAKÇA

59 HAKKIMIZDA