Almanya-Türkiye İşgücü Anlaşmasının 60 Yılı – Bir Aile Hikayesi

Okuma süresi: 4 dakika

Ekim ayında Almanya-Türkiye İşgücü Anlaşmasının 60. yılı kutlanacak. Almanya ve Türkiye arasındaki göç tarihi bugün iki toplumu da şekillendiriyor ve sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil her bir ülkenin iç siyasetini de etkiliyor. Birbirlerinden farklı şekillerde oluşan, iki önemli göç dalgası olan 60'lı ve 80'li yıllardan sonra, 2016'dan beri Türkiye'de yaşanan siyasi ve toplumsal gelişmeler dolayısı ile yaşam ve etki alanlarını kaybeden aktivistler, aydınlar, gazeteciler, bilim insanları, sanatçılar, avukatlar ve pek çok insan giderek daha yoğun şekilde Almanya’ya göç ediyor.

PROJE ÜZERİNE

Bu arka plan bilgisinden yola çıkarak; Berlin’de bulunan Heinrich Böll Stiftung Avrupa/Kuzey Amerika Bölümü, Türkiye Ofisi ile birlikte çevrimiçi bir dosya oluşturmak üzere; Mayıs - Ekim 2021 arasında bu dosyaya bir iş sözleşmesi çerçevesinde katkı sunacak yazarlar arıyor.

Hazırlanacak bu dosyanın amacı; ortak tarihi, kişisel ve/veya aile hikayelerini kısa analizler, röportaj ve yazılar üzerinden anlatarak, Alman-Türk ilişkilerindeki güncel siyasi ve toplumsal gelişmeleri, yeni ve şimdiye kadar nadiren dikkate alınan bakış açılarıyla ele almak ve her iki ülkedeki güncel (medya) söylemlerin, manşetlerin ve klişelerin arkasına bakmaktır.

Dosyada ele alınacak konular aşağıdaki soruları içerebilir;

İşgücü Anlaşması Almanya’da ve Türkiye’deki yaşamlarda ne tür gerçeklikler yarattı? Göç geçmişinin Almanya ve Türkiye'deki insanlar ve ailelerin hayatlarında ne gibi bir rolü var? İki ülkede farklı göç evrelerinden insanlar birbirleriyle nasıl ilişki kuruyor? Çoğunluğunun tepkisinin yanı sıra, göçmenlik ve ırkçılık deneyimleri Almanya’daki Türkiye kökenli insanların özbenlik ve kimlik algılarına nasıl etki etti/ediyor? Türkiye'deki toplumsal ve siyasi çatışmalar, aile geçmişinde göçmenlik deneyimi olanların ve yeni göçmenlerin günlük yaşamına ne ölçüde yansıyor? Göç geçmişinin Türkiye toplumunda azınlıklara (Kürtler, Aleviler, LGBTQ+ bireyler, Ermeniler vs.) yönelik ayrımcılığa/ırkçılığa bir etkisi oldu mu, ayrımcılık ve ırkçılık Almanya’daki Türkiye’li göçmen topluluk içinde nasıl tezahür ediyor? Türkiye iç ve dış politikasının Almanya'daki Türkiye kökenli insanlar üzerinde ne gibi etkileri var? Türkiye kökenli insanlar Türk diaspora siyasetinde nasıl bir rol oynuyor? Almanya'ya Türkiye’den gelen son beyin göçü Türkiye'deki ilerici, demokratik ve sosyo-ekolojik dönüşüm için ne anlama geliyor? Türkiye toplumu göç süreçlerine nasıl bakıyor? Türkiye'deki siyasi kutuplaşma Almanya'daki yaşamı nasıl etkiliyor ve Almanya bu noktada siyasi olarak nasıl bir rol oynuyor?

Dosyada hem Almanya’dan hem Türkiye’den görüşlere ve deneyimlere ses verilecektir. Dosyada yer alacak tüm katkılar Almanca ve Türkçe dilinde yayınlanacaktır.

Heinrich Böll Stiftung dosyada yer alacak katkıların tüm biçimlerde yayınlama hakkını saklı tutacaktır.

Hakkımızda;

Heinrich Böll Stiftung, Alman Yeşiller Partisine yakın, bağımsız politik bir sivil toplum kuruluşudur. Yeşil fikir ve projelerle reform politikaları geliştiren, yaklaşık altmış ülkede yüzden fazla ortak projesiyle uluslararası bir ağdır. Federal Almanya Cumhuriyeti'nde eğitim faaliyetleri ve uluslararası kalkınma işbirliği projeleri yürütür. Görevi, yurt içi ve dışında demokratik karar alma süreçlerini, sosyo-politik katılımı, uluslararası diyalog, kalkınma işbirliği ve cinsiyet demokrasisini teşvik etmek, aynı zamanda burs programları yürütmektedir. Heinrich Böll Stiftung’un temel çalışmaları; ekoloji, demokrasi, dayanışma ve şiddetsizlik alanlarındadır. Demokratik bir göçmen toplumu, kültürel ve etnik azınlıklar arasında tam eşitlik ve cinsiyet demokrasisi, yani sosyal özgürleşme ve tüm cinsiyetler için eşit haklar özellikle önem verdiği çalışma alanlarıdır.

PROFİLİNİZ

  • Gazetecisiniz ve/veya yazmayı seviyorsunuz.
  • Yukarıda belirtilen konuya dair çalışmalarınız var yahut o konuyla halihazırda ilgilendiniz ve uzmanlığınızla katkı sunabilirsiniz.

KATKINIZ

  • Mayıs’tan Ekim 2021’e kadar yukarıda bahsedilen konular hakkında bir ya da iki yazının hazırlanması (Türkçe ya da Almanca)
  • Detaylar;
    • 5000-6000 karakter (boşluksuz) arasında bir makale/deneme
    • 6000 – 10000 karakter arasında haber, analiz
    • En fazla 10 sorudan oluşan, 8000 karakteri aşmayan röportaj
  • Mümkünse yayın için kullanılacak ve kullanım hakkı serbest olan en az bir görsel materyal/fotoğraf ile

SÜREÇ

Şayet ilgileniyorsanız aşağıda listelenen evrakları;

  • Heinrich Böll Stiftung’un bu dosyasına katkı sunma motivasyonunuzun açık şekilde belirtildiği bir motivasyon mektubu,
  • Özgeçmişiniz,
  • Daha önce yayınlanmış 1-2 yazınız (Türkçe, Almanca veya İngilizce),
  • Dosya katkınız için önerdiğiniz 2-3 konu. Lütfen olası soruları ve hipotezleri görüşme yapacağınız kişiye dair kısa bir özetle birlikte listeleyiniz (makale başı en fazla 100 kelime),
  • Lütfen önerdiğiniz katkı biçimine göre KDV dahil talep ettiğiniz ücreti bildiriniz. İş ve hizmet sözleşmeleri yerel oranlara göre ücretlendirilecektir.

Almanca ya da Türkçe dilinde olacak şekilde, 30 Nisan 2021 tarihine kadar "Başvuru dosyası" konu başlığı ile anwerbeabkommen60@boell.de adresine gönderiniz.

Aile veya kişisel geçmişinde göç deneyimi olan kişiler başta olmak hepinizin başvurularını dört gözle bekliyoruz.