Almanya'nın en tanınmış yazarlarından, 1972 Nobel edebiyat ödülü sahibi Heinrich Böll, II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatını başka hiçbir yazarın başaramadığı ölçüde etkiledi. Denebilir ki dünya genelinde Böll kadar benimsenen başka bir Alman yazar yoktur.
Almanya'nın en tanınmış yazarlarından, 1972 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Heinrich Böll (1917 - 1985), II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatını başka hiçbir yazarın başaramadığı ölçüde etkiledi. Denebilir ki dünya genelinde Böll kadar benimsenen başka bir Alman yazar yoktur.
Nobel, Köln doğumlu yazarın sokaktaki insanın yıkım, acı ve umutlarını işlerken ve kalemini otoriteye, zorbalığa ve geçmişten taşınan suçluluğa karşı mızrak edinirken sergilediği dürüstlüğü, kişisel bütünlüğü ve ilkeli çağdaşlığına karşılık bir takdir niteliğindeydi.
Kendi deyimiyle "yaşadığı zamanın çağdaşı olarak, bir kuşağın başından geçenlerine, gördüklerine ve işittiklerine bağlı kalarak" Alman yakın tarihinin 20. yüzyılın ortalarına ait diliminin eleştirel bakışlı tarihçisiydi.
Kısa bir yaşam öyküsü
1917- 1945
Çocukluk, gençlik yılları ve savaş
1917
I. Dünya Savaşı'nda açlığın en acımasız boyutlara ulaştığı 1917 yılının 21 Aralık gününde marangoz ve tahta heykel oymacısı Viktor Böll ile eşi Maria'nın altıncı çocuğu olarak Köln'de dünyaya geldi. Baba tarafından ataları, yüzyıllar önce dini sebeplerden ötürü İngiltere'den Almanya'ya göç etmiş, Alçak Ren bölgesinde Xanten kentine yerleşen gemi marangozları, anne tarafından olanlar ise çiftçi ve bira imalat ustalarıydı.
1924 - 1928
Böll, Köln'de ilkokula başladı.
1928
Köln'de Kaiser Wilhelm Devlet Lisesi'nde klasik lise eğitimine devam etti.
1929
Dünya ekonomik buhranı nedeniyle Böll ailesi, ülkedeki 3 milyon işsizle aynı kaderi paylaştı: Kendi mal ve mülklerini rehin vererek borç aldılar, haciz memuru kapılarına geldi, haciz günlük yaşantının bir parçası oldu.
1933 - 1936
30 Ocak 1933'de Adolf Hitler, Alman şansölyesi oldu. Nazi terörü Köln'de de yayılmaya başladı. Böll ailesinde siyasi olaylar sıkça ve açık yüreklilikle konuşuluyordu. Böll'ün annesi, Hitler'in seçilmesini "Bu savaş demek" diye yorumlamıştı. Aile evinde Katolik gençlik dernekleri toplantılar yapıyordu. Ölümünden sonra terekesinde bulunan el yazmaları, kısa öykü ve şiirlerden Böll'ün 1936 yılında yazarlığa soyunduğu anlaşılıyor.
1937 - 1939
Böll, 1937'de liseden mezun oldu. Aynı yıl kitap satıcısı olmak için öğrenime başlasa da bir yıl sonra vazgeçti ve 1938 yılında devlet tarafında çalışma hizmetine alındı. 1939 yaz mevsiminde Köln Üniversitesi'ne kayıt yaptırdı; aynı yılın son baharında askere alındı.
1939 - 1945: II. Dünya Savaşı
Böll piyade olarak batı (Fransa, Almanya) ve doğu (Polonya, Sovyetler Birliği, Romanya, Macaristan) cephelerine gönderildi. Neredeyse her gün ailesine ve 1942'de evleneceği kız arkadaşı Annemarie Cech'e mektuplar yazıyordu.
1944
Annesi bir hava saldırısından sonra geçirdiği kalp krizinden vefat etti. Subaylıktan sıyırmaya çalışan Böll, savaş süresince görevden alınmaya çalıştı. Üniversiteye devam edebilmek için önce askerlik hizmetinden muaf tutulmak için başvurdu, sonra çeşitli hastalıklara kapılmaya uğraştı; izin kağıtlarının sahtelerini yaptı. Çatışmalarda dört kere yaralanır.
1945
Köln'e döndü.
1945 - 1952
Gıda fişi alabilmek için tekrar Köln Üniversitesi'ne yazıldı. Ağabeyinin başına geçtiği aile marangozhanesinde vasıfsız işçi olarak işe başladı. Eşi öğretmenlik mesleğine devam ediyordu. 2003 yılında yayımlanan Sevgisiz Haç - Kreuz ohne Liebe - ve keza ölümünden sonra yayımlanan Melek Sustu - Der Engel Schwieg - gibi romanları bu dönemde yazdı. Çok sayıda da öykü kaleme aldı. Eserlerin tümü Nazi ve savaş döneminde veya savaş sonrası dönemde geçiyordu.
1947
Mart ayında çeşitli gazete ve dergilere ilk kısa öykülerini gönderdi, Köln Üniversitesi'nden bir dönemlik izin aldı, ancak bir daha üniversiteye dönmedi. Böll'ün ilk çocuğu, oğlu Raimund dünyaya geldi.
1948
Böll, Haziran ayında kısa öyküleri için 600 mark avans alsa da kısa bir süre sonra devreye giren para reformundan dolayı bu para değerini yitirdi. İkinci oğlu René doğdu.
1949
Trenin Tam Saatiydi -Der Zug war pünktlich- öyküsü yayımlandı. Telif ücretleri hayatı sürdürmeye yetmediğinden Böll çeşitli işlere başvurdu. Düzeltmenine yazdığı bir mektupta "Aileme karşı sorumluyum, bu yaşam tarzını sürdüremem" dedikten sonra ekliyordu: "Bazen edebiyat alanında yapacak işlerim olduğuna inanmama rağmen aslında edebiyat uğruna eşimin ve çocuklarımın tek bir kötü an bile geçirmelerini istemem."
1950
Böll, Köln Belediyesi İstatistik Dairesi'nde yardımcı eleman olarak çalıştı. Aynı dönemde bir cilt kısa öyküleri yayımlandı. Oğlu Vincent dünyaya geldi.
1951
Böll, yazarlar birliği Gruppe 47'nin Bad Dürkheim'da düzenlediği bir oturuma davet edildi. Kara Koyunlar -Die Schwarzen Schafe- öyküsü nedeniyle birliğin edebiyat ödülüne lâyık görüldü. Romanı Ademoğlu Neredeydin? -Wo warst du, Adam?- yayımlandı.
1952
Köln'de prestijli bir yayınevi olan Kiepenheuer & Witsch ile sözleşme imzaladı.
1953 -1959
Federal Almanya'nın güncel sorunlarına daha fazla eğilmeye başladı. Bu dönemde genç cumhuriyetin siyasi ortamına ilişkin fikirlerini dışavurduğu makaleler daha sık görüldü.
1953
Ve O Hiçbir Şey Demedi -Und sagte kein einziges Wort- adlı romanı yayımlandı. Alman Dili ve Edebiyatı Akademisi'ne üye oldu.
1954
Babasız Evler -Haus ohne Hüter- adlı romanı yayımlandı.
1955
Babasız Evler Fransız yayınevleri tarafından en iyi yabancı roman ödülüne lâyık görüldü. P.E.N. Yazarlar Derneği'nin Federal Almanya şubesine üye oldu.
1956
Kültür dünyasının 105 önde gelen şahsiyeti (Albert Camus, Pablo Picasso, Arthur Köstler, Jean Paul Sartre, Heinrich Böll ve daha niceleri) Sovyetler Birliği'nin Macaristan ayaklanmasında, Britanya ve Fransa'nın ise Mısır'da yaşanan Süveyş krizindeki müdahalelerine karşı çağrıda bulundu.
1957
İrlanda Güncesi -Irisches Tagebuch- yayımlandı.
1958
Çeşitli ödüllere lâyık görüldü. Daha önce radyoda yayımlanacağı müjdelenen Katolik Bir Gence Mektup -Brief an einen jungen Katholiken- isimli çalışması, Almanya'daki Katolik cemaatinin savaş sonrası tutumunu ağır bir şekilde eleştirdiği için yayımlanamadı. Doktor Murke'nin Suskunluk Külliyatı -Doktor Murkes gesammeltes Schweigen und andere Satiren- başlığı altında bir mizah yazıları seçkisi yayımlandı.
1959
Böll'ün Dokuz Buçukta Bilardo -Billard um halbzehn- adlı romanı yayımlanır. Böll, aynı yılda çeşitli ödüllere lâyık görüldü ve Köln'de kurulan Alman Yahudiliğin tarih kütüphanesi Germania Judaica'nın kurucuları arasında yer aldı.
1960 - 1963
Siyasi taraflılıkla itham ettiği Katolik kilisesinin Federal Almanya Cumhuriyeti'ndeki durumu ve eylemleri ile daha fazla ilgileniyordu.
1960
Böll, Hıristiyanlığı temel alarak mevcut sosyal ve siyasal sisteme karşı bir alternatif tasarlamaya çalışan Labyrinth dergisinin koodinatörü oldu. Babası Köln'de vefat etti.
1961
Berlin Duvarı'nın inşasından sonra yazarların "ulusun vicdanı" olarak yüklendikleri girişimler hakkında şiddetli bir tartışma başladı. Aralarında Böll'ün de yer aldığı 23 yazar, Birleşmiş Milletler'e tüm Berlin'i BM merkezi yapmaları için çağrıda bulundu.
1962
Savaş Çıktığında -Als der Krieg ausbrach- ve Savaş Bitince -Als der Krieg zu Ende war- adlı öyküleri yayımlandı. Böll, ilk kez Sovyetler Birliği'ni ziyaret etti.
1963
Palyaço -Ansichten eines Clowns- adlı romanı yayımlandı.
1964 - 1969
Böll'ün siyasal eylemciliği arttı. Deneme niteliğindeki yazı ve konuşmalarının sayısı, roman ve öykülerine oranla giderek büyüdü.
1964
Birlikten Ayrılınca -Entfernung von der Truppe- adlı yönlendirici öyküsü yayımlandı. Frankfurt Üniversitesi'nde verdiği şiirsel anlatım derslerinde "insana yakışır estetik" kuramını geliştirdi.
1965
Böll, şair ve söz yazarı Wolf Biermann'a yöneltilen saldırılarından ötürü Demokratik Almanya Cumhuriyeti gazetelerini basın aracılığıyla kınadı.
1966
Geniş çaplı öyküsü Bir Görev Seyahatının Sonu -Ende einer Dienstfahrt- yayımlandı.
1967
Böll, Alman Dili ve Edebiyatı Akademisi'nce Georg Büchner Ödülü'ne lâyık görüldü. Ağır bir şekilde hepatit ve diyabet hastalıklarına yakalandığından ötürü aylarca yatalak kaldı.
1968
Çekoslovak Yazarlar Derneği, Heinrich Böll, Louis Aragon ve Jean Paul Sartre'i Çekoslovakya Sosyalist Cumhuriyeti'ne davet etti. Daveti Ağustos ayında kabul eden Böll, Çekoslovakya'nın diğer Doğu Bloku ülkeleri tarafından işgal edilişine ve böylece Dubçek Hükümeti'nce başlatılan demokratikleşme sürecinin sona ermesine şahit oldu.
1969
Almanya Yazarlar Birliği'nin (VS) kuruluş toplantısında "Tevazunun Sonu"na ilişkin konuşmasını yapar.
1970 - 1980: Sözünü sakınmayan Nobelli bir yazar
Sosyal demokrat Willy Brandt'ın şansölyeliğinde, özellikle bu dönemde uygulanan doğu politikasıyla siyasetin eskiye göre daha çok ahlaki temellere dayandığını düşünüyordu. Yükselen terörizm dalgası nedeniyle Almanya'nın iç siyaset ortamı giderek gerildi. Güvenlik önlemlerinin giderek artırıldığı bir ortamda gerek Böll gerekse onun çizgisinde olan diğer aydınlar, bazı siyasetçiler ve bu siyasetçilere yakın basın organları tarafından terörizmin manevi destekçileri ilan edildi.
1970
Alman Yazarlar Birliği'nin birinci kongresinde, Willy Brandt'ın nezdinde "münzevilerin ittifakı" hakkında bir konuşma yaptı. Böll, Almanya P.E.N. derneğinin başkanlığına seçildi.
1971
Amerikalı sivil haklar savunucusu Angela Davis'e karşı yürütülen dava nedeniyle ABD kamuoyuna çağrıda bulundu. Fotoğrafta Kadın da Vardı -Gruppenbild mit Dame- adlı romanı yayımlandı.
1972
Teröristlerin yakalanması amacıyla düzenlenen geniş çaplı bir arama tarama aksiyonunda Böll'ün evi de aranır. Heinrich Böll, Nobel Edebiyat Ödülü'ne lâyık görülür.
1973
Yazar ve aydınlara karşı yürütülen haksız kovuşturmalarda dünya genelinde bir artış vardı; Böll bu durum karşısında doğu ve batıdaki siyasetçilere "başka ülkelerin iç işlerine karışmama prensibi olarak adlandırdıkları ikiyüzlülüğe" son vermeleri için çağrıda bulundu. Böll'ün aydınların takibata uğradığı ülkeler listesinde Sovyetler Birliği, Türkiye, İspanya, Brezilya ve Portekiz de vardı.
1974
Aleksandr Soljenitzin tutuklandı ve şiddetli protestolara rağmen Sovyetler Birliği'den sınır dışı edildikten sonra Heinrich Böll'ün evine sığındı. Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru -Die verlorene Ehre der Katharina Blum- yayımlandı. Böll, İnsan Hakları Birliği (Liga für Menschenrechte) tarafından Carl-von-Ossietzky madalyasına lâyık görüldü.
1975
Yönetmen Volker Schlöndorff, Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru'nu sinemaya uyarladı.
1976
Katolik kilisesinden ayrıldı.
1977
Fotoğrafta Kadın da Vardı sinema uyarlamasının ilk gösterimi yapıldı. Federal Almanya İşverenler Sendikası başkanı Hanns Martin Schleyer'in kaçırılarak katledilmesinden sonra Böll ve diğer aydınlara karşı kamuoyunda tekrar bir kampanya başlatıldı.
1978
Böll'ün de üyesi olduğu uluslararası bir komite, yıllardır hücre hapsinde tutulan yazar Kim Chi Ha'nın "insanlık namına" serbest bırakılması için Güney Kore Devlet Başkanı'na ricada bulundu.
1979
Gazeteci Rupert Neudeck, Ein Schiff für Vietnam / Vietnam İçin Bir Gemi olarak adlandırdığı ve Böll'ün de üyesi olduğu bir yardım komitesi oluşturur. Amaç, Vietnam'dan kaçıp denizin ortasında kalan Vietnamlı mültecileri kurtarmak için bir gemi kiralamaktı. Böll, Federal Almanya Cumhurbaşkanlığı'nca birinci derece Liyakat Nişanı'na lâyık görüldü, ancak bu ödülü reddetti. Koruma Amaçlı Kuşatma -Fürsorgliche Belagerung- adlı romanı yayımlandı. Aralık ayında Ekvador'a yaptığı seyahat sırasında sağ bacağında ani bir damar rahatsızlığı baş gösterdi. Quito'da ameliyat oldu.
1980
Böll, Almanya'da tekrar bir ameliyat geçirdi, sağ ayağının bir kısmı alındı. Böll, Bolivyalı kadınlardan oluşan bir delegasyon ile yaptığı görüşmeden sonra Federal Almanya Hükümeti'nin Bolivya'nın askeri müdahaleden sonraki durumunu araştıracak uluslararası bir araştırma komisyonunun kurulması için derhal Birleşmiş Milletler'e başvurması gerektiğini ifade etti.
1981 - 1985: Sivil haklar, barış hareketi ve yeşiller
Hareket kabiliyeti, rahatsızlığı nedeniyle büyük ölçüde kısıtlanmıştı. Bu dönemde barış hareketinde faaldi ve Yeşiller Partisi'ne destek veriyordu.
1981
Böll'ün ilk biyografik metni olan Ne Olacak Bu Çocuğun Hali? Ya da Kitaplarla Alakalı Bir Şey -Was soll aus dem Jungen blo? werden? Oder: Irgendwas mit Büchern- yayımlandı. Böll, Avrupalı yazarların nötron bombasına ve silahlanmaya karşı çağrısını destekledi. İlk büyük çaplı barış gösterisinde yaklaşık 300 bin kişilik bir kitleye hitap etti. Böll'ün yazlık evinin bir kısmı kundaklandı.
1982
Böll, başkent Bonn'da düzenlenen bir basın toplantısında Polonya'daki askeri rejimi ve ülkenin olumsuz iç siyaset ortamını protesto etti. Oğlu Raimund'u kaybetti. Zorlu bir karar sürecinden sonra Köln Belediye Meclisi Böll'e Kasım ayında fahri hemşehrilik hakkını verdi. Aynı yıl Kuzey Ren Vestfalya eyaletince Böll'e profesörlük unvanı da verildi.
1983
Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Andropov'a yazdığı açık mektupta Nobel ödüllü Andrey Saharov hakkındaki sürgün kararının kaldırılmasını talep etti. Aralarında Böll'ün de yer aldığı altı ülkenin yazarları, ABD hükümetinin Nikaragua'daki Sandinist hükümeti düşürmeye yönelik açık seçik çabalarını kınadı. Böll, seçimlerde Yeşiller'i destekledi. Eylül ayında bir Amerikan kışlasının etrafını çeviren göstericilerin arasında o da vardı.
1984
Fransız Kültür Bakanı Jack Lang, Heinrich Böll'ü Commandeur de Ordre des Arts et des Lettres nişanı ile ödüllendirdi. Böll aynı yılda Danimarka Odin Tiyatrosu'nca Jens-Bjørneboe ödülüne lâyık görüldü. Ödül parasını Almanya Cankurtaran Hekimleri Komitesi'ne bağışladı.
1985
Alman Ordusu'nun teslim oluşunun 40. yıldönümü vesilesiyle Dört Oğluma Mektup ya da Dört Bisiklet -Brief an meine vier Söhne oder vier Fahrräder- adlı eseri yayımlandı. Temmuz başında tekrar ameliyat oldu. 15 Temmuz'da bir sonraki ameliyata hazırlanmak üzere taburcu olsa da, 16 Temmuz sabahı Eifel yöresindeki Langenbroich köyündeki evinde hayata veda etti. 19 Temmuz günü halkın, meslektaşlarının siyasetçilerin yoğun katılımıyla Köln'e yakın Bornheim-Merten'de toprağa verildi.
Böll'ün vefatından sonra Almanya'da birçok okul onun adını aldı. Kasım 1987'de dostlarının girişimiyle Heinrich Böll Vakfı kuruldu.