Kuzu, Üzüm ve Ben - Bedirhan’ın Sarayından Günümüz Sofralarına

Baharda kuzu, sonbaharda üzüm, kışın ise ben varım...” Bu özgün Kürt deyişi, kadınların hayattan zevk almak ile ilgili görüşlerini ve Kürt toplumunun besin maddelerinin üretimi, kullanımı ve mevsimler arasındaki bağlantıya bakışını bir çırpıda, bir gülücük katarak özetliyor. Kürt toplumunun yaşadığı coğrafyada mutfak kültürü, toprağa, suya ve yerel ekonomiye göre değişiklik gösteriyor. Zağros dağları ile Suriye çölleri arasında uzanan dağlık bölgede yaşantısını sürdüren Kürtler, 20. YY’ da yerleşik düzene geçmiş, mutfaklarına da bu değişimi belli ölçüde yansıtmıştır. Kürtlerin yaşadığı coğrafyada, toplumu, kültürü ve dolayısıyla mutfağı etkileyen, ancak Kürt etnik özelliklerini taşımayan popülasyonlar – Ermeniler, Süryani-Keldaniler, Türkmenler ve yakın geçmişe değin Yahudiler- Kürtler ile birlikte yaşamaktadırlar. Kitap, bu sosyal birliktelik ve karşılıklı etkileşim olgusuna da dikkatimizi çekmekten geri kalmıyor… Türk, Kürt, Irak toplumlarının mutfak sanatları ile ilgili olarak Irak’ta yayınlanan çalışmalar, genelde, kullanılan gıda malzemelerinin özelliklerini ve sofra bilgilerini içermektedir. Hatta, uluslararası bazı tariflerin – örneğin makarna, pizza vb. – yöresel damak zevkine uyarlanmış tarifleri de farklı, diğer yayınlarda yer alıyor. Ancak, doğrusu, bu yabancı – fast food kökenli yiyeceklerin, geleneksel Kürt mutfağında yerinin olmamasıdır, bu gerçekten hareketle, “Baharda kuzu, sonbaharda üzüm, kışın ise ben varım...” kitabında, yazarlar, dış ülkelerden katılan bu gibi “bugün var – yarın yok” reçetelere yer vermemiştir….

 Kürt mutfağının reçeteleri, Arap, İran ve Türk mutfaklarında kullanılanlar ile benzeşiyor. Kürt toplumunun yaşadığı coğrafyada, çeşitli bölgelerde, aynı adı taşıyan Kürt yemekleri dahi, kendi aralarında, kullanılan malzemeler ve pişirme yöntemleri açısından farklılık gösterir. Bazı yemekler, özel günlere veya şenliklere özgüdür. Hal böyleyken, Kürt halkının, yaşadıkları ülkelere entegrasyonuna yönelik girişimler ve çabalar, toplumu ve dolayısıyla beslenme şeklini etkileyen faktörlerin başında gelmektedir. 80’li yıllarda tarım ve hayvancılık alanlarında yaşanan zafiyet, geleneksel üretim tekniklerinin daha az tanınmasına ve hatta giderek yok olmasına yol açmıştır. Yazarlar, okur ile bu olguları da, disiplinli ve özlü bir çerçevede paylaşıyorlar…

“Kuzu, üzüm ve ben” Kürt mutfağını sayfalarına taşırken, 3 ana kriterden sapmamayı öngörüyor: Bir, tarifler ve yemeklerin, geleneği yansıtıyor olması... İki, tariflerin Kürt mutfağına ait olması... Üç, malzemelerin bulunması ve hazırlanması açısından kolay olması... Metinler, özgün yemekleri, en sık kullanılan gıda maddelerini, bunların kombinasyonlarını, pişirilme biçimlerini göstermek amacı ile bölgenin alışkanlıklarını ve geleneklerini de içeren, tematik düzenlenmiş tarifler ile zenginleştirilmiş, dahası, hemen her yemek, sunumu da keyifle sergileyen fotoğrafları ile kitaba benzersizlik kazandırılmıştır.

Product details
Date of Publication
2009
Publisher
HBSD
Licence
All rights reserved
Language of publication
Türkçe