Kentlerde yeşil ulaşım

Kentlerde yeşil ulaşım

 

Kentlerde yeşil ulaşım

Özgür Gürbüz

Heinrich Böll Stiftung Derneği bu yıl üçüncüsü yapılan Yeşil Ekonomi Konferansı’nda kentlerde ulaşım sorununa çözüm aradı. İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü’nde düzenlenen konferansta toplu ulaşımdan bisiklete, yaya yollarından yakıt verimliliğine birçok konu gündeme geldi.

Konferansın açılış konuşmasını İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. H. Murat Çelik yaptı. Çelik dünyadaki sıvı fosil yakıtların yüzde 50’den fazlasının ulaşım sektöründe kullanıldığına dikkat çekti ve enerji sektörü kaynaklı karbondioksit emisyonlarının yüzde 25’e yakınının ulaşım kaynaklı olduğunu söyledi. Artan araç sayısına da dikkat çeken Çelik, 800 milyon civarındaki araç sayısının 2050’de 2-3 milyara ulaşacağını belirtti. Dünyada yılda 1 milyon 270 bin kişinin trafik kazalarında öldüğünü hatırlatan Çelik, küresel gelirin yüzde 0,16’sının toplu taşımaya ayrılmasıyla 2050 yılına kadar araç sayısının üçte bir oranında azaltılabileceğini ve trafik kazaları için harcanan paranın çok azıyla toplu taşıma seçeneklerinin artırılabileceğini vurguladı.

Konferansta “Raylı Sistemlerin Kentiçi Ulaşımdaki Rolü” başlıklı bir sunum yapan ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ela Babalık Sutcliffe raylı sistemlerin doğru yerde, doğru uygulamalarla hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bir yolcuyu bir kilometre taşımak için otomobilin tercih edilmesi halinde toplu taşıma araçlarına göre beş kat fazla enerji harcandığını belirten Sutcliffe, otomobillerin otobüse göre, yolcu/km başına 125 kat daha fazla hava kirliliği yarattığına dikkat çekti. Sutcliffe 40 bin kişiyi bir köprüden karşıya raylı sistemle geçirmek için iki, otobüsle geçirmek için dört, otomobille geçirebilmek içinse 12 şeride ihtiyaç olduğunu söyledi. Raylı sistemlerin hayata geçirilmesiyle otomobil kullanımının hemen azalacağını düşünmenin yanıltıcı olduğunu belirten Sutcliffe, caydırıcı tedbirlerin de uygulanması veya toplu taşımanın desteklenmesi gerektiğini anlattı.

Konferansın bir başka konuşmacısı İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Eda Beyazıt ulaşım yatırımlarının sosyo-ekonomik faydalarına değindiği sunumunda ulaşımdan kaynaklanan sosyal dışlanmanın üzerinde durdu. Ulaşımın bireylerin topluma katılmasında bir etken olduğunu ifade eden Beyazıt, İstanbul’da yapılan bir araştırmadan örnek verdi. Araştırmaya göre, İstanbul’da 0-6 ve 23-49 yaş gruplarında yer alan ve hiç yolculuk yapmayanların yüzde 60’ı kadın, yüzde 30’u okur-yazar değil, yüzde 74’ü işsiz. Aynı oturumda söz alan İklim ve Enerji danışmanı Önder Algedik ise çarpıcı verilerle iklim değişikliğiyle ulaşım konusu arasındaki bağlantıyı açıkladı.

Toplantının öğleden sonraki bölümünde, Antalya Büyükşehir ve Yalova belediyelerinin bisiklet yolu projeleri gündeme geldi. Yalova’da 22 kilometreyi bulan ayrıştırılmış, kesintisiz bisiklet yolu yaptıklarını söyleyen Ulaşım Hizmetleri Müdürü Mehmet Nuray Tozlu hedeflerinin 44 kilometre olduğunu ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım, Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı’ndan Sevcan Atalay Antalya Toplutaşımla Bütünleşik Bisiklet Planı’nı tanıttı, uygulamada dikkat edilen kıstasları anlattı. Yavaş Şehirler (Cittaslow) Türkiye Danışma Kurulu Koordinatörü Prof. Dr. Rıdvan Yurtseven ise Türkiye’deki yavaş şehirlerde uygulanmaya başlayacak ayaklı otobüs (piedibus) projesinden söz etti.

“Kentlerde Ulaşım Ve İnsanlar” başlıklı oturumda ulaşım konusu toplumsal cinsiyet bakış açısıyla ele alındı. Toplu taşıma araçlarında kadınların, LGBT bireylerin ve engellilerin yaşadığı sorunlar dile getirildi. Engellilerin kaldırım ve ulaşım araçlarında karşılaştıkları sorunlar, özellikle trans bireylerin toplu taşıma araçlarını kullanma konusunda yaşadığı sıkıntılar dikkat çekiciydi. Bu oturumda, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Nilgün Camkesen engellilerin ulaşım araçlarına erişimi, İstanbul Feminist Kolektif’ten Tuğba Özay Baki toplumsal cinsiyet temelinde ulaşım hakkı, bisiklet yazarı ve tasarımcı Aydan Çelik de bisiklet üzerine sunum yaptı. Embarq Türkiye’den Sibel Bülay ise İstanbul’un Tarihî Yarımada bölgesi için geliştirdikleri örnek bir yayalaştırma projesini tanıttı.

Konferansın son oturumunda teknoloji temelli çözümler tartışıldı. Hidrojen enerjisinin kentiçi ulaşımda nasıl bir rol oynayacağını UNIDO-ICHET’ten Dr. Fazıl Serincan dile getirdi. Stockholm Temiz Araçlar Bölümü’nden Jonas Ericson ise kentteki temiz araç hamlesini nasıl gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yakıt pili teknolojisindeki gelişmelere değinen Serincan, maliyetlerin 2020’ye doğru azalmasıyla hidrojenle çalışan araçların sayısının artacağını söyledi. Ericson ise Stockholm’deki araçların yüzde 17’sinin daha temiz yakıtlarla çalıştığını ve temiz yakıtla çalışan araç sayısının 170 bine ulaştığını belirttikten sonra, bu noktaya nasıl geldiklerinin üzerinde durdu. Değişime belediye araçlarından başladıklarını belirten Ericson, belediyelerin araç üreticilerinin ve kullanıcılarının tercihlerini değiştirmek için birçok imkâna sahip olduğunu, bunları kullanmaları gerektiğini vurguladı. Etanol ve benzeri yakıtlarla çalışan araçlardan park ücreti alınmaması, taksilerde alternatif yakıtlı araçların müşteri alma konusunda önceliğe sahip olması gibi önlemlere başvurulabileceğini dile getirdi.

Konferans sonunda yönetmenliğini Rüya Arzu Köksal’ın yaptığı Karadeniz sahil yoluyla ilgili “Son Kumsal” adlı belgesel film gösterildi.

0 Yorumlar

Yeni yorum ekle

Yeni yorum ekle