Denizler Atlası

Fotoğraf: Montage von Petra Böckmann unter Verwendung eines Bildes von Shutterstock. All rights reserved.. All rights reserved.

İnsan ve Denizler

Okyanuslar gezegenimizin yüzeyinin üçte ikisinden fazlasını örter. Zengin kaynaklar içeren okyanuslar insanlara besin, enerji ve mineral sağlar. Taşımacilik için önemliler ve iklim ve hava durumunun istikrarı için merkezi bir öneme sahipler. Ancak bu eşsiz ekosistemlerin geleceği aşırı avlanma, türlerin kaybı ve kirlilik nedeniyle tehlike altında.

Denziler Atlası size, sayısız infografik ve yazı ile bizler için yaşamsal öneme sahip denizlerin güncel durumu ve karşı karşıya olduğu tehlikeler konusunda bilgi veriyor. Bu ekosistemlerin önemine vurgu yaparak korunma imkanlarına dair geniş bir toplumsal tartışmaya ilham vermeyi amaçlıyor.

Doğrudan doğadan elde edilenler içinde en fazla ticareti yapılan ürün olan balık, küresel gıda güvencesinin ana saç ayaklarından biridir. Ancak tüm ülkelerin balık kaynağına bu kadar bağımlı olması, balık mevcudu için büyük tehlike arz ediyor. Birçok balık türü aşırı avlanmaya maruz kalıyor ve bu eğilim giderek artıyor.

Aşırı avlanma, türlerin kaybı ve okyanusların muazzem kirlenmesi - denizler gerilim altında. Denziler Atlası 2017; 40'dan fazla infografik ve yazı ile rakamlar, olgular ve bağlamları konusunda bilgilendiriyor.

Kaynaklar, balık varlığı ve enerji; denizlere ait zenglnlikleri nasıl sömürüyoruz

Derin denizde, gizemli adları olan hazineler saklı: Manganez yumruları, kobalt kabukları, kara duman bacaları. Yüksek yoğunluğa sahip bu oluşumlar içerisinde cazip metaller var.

Gelecekte de enerji ve hammadde gereksiniminin güvence altına alınabilmesi için devletler gözlerini açık denize dikmiş durumda. Peki, gelecek ne tarafta? Fosil enerji kaynakları mı yenilenebilir enerjiler mi? Fırsatlar ve riskler neler?

TÜRKİYE

Kooperatifler, stokların azalması ve gelirin düşmesi sonucunda ortakları arasında işbirliği yaratmada zorluklar yaşıyor. Bunun yanı sıra kıyı balıkçısı ile endüstriyel balıkçı, ticari balıkçı ile amatör balıkçı, yasal ve yasadışı avcı grupları arasında zaman zaman şiddet de içeren çekişmeler yaşanabiliyor.

Günümüzde balıkçılık sektörüne ait resmi kayıtlarda ve çalışma yaşamına katılımda cinsiyet açısından erkeklerin lehine olacak şekilde dengesiz bir durum söz konusudur. 2002 AB raporuna göre Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en çok kadın balıkçı Yunanistan’dadır. Türkiye’de ise tekne üzerinde çalışan kadın balıkçılarla ilgili herhangi bir sayısal resmi kayıt yoktur.

Balık çiftliklerinin doğal sınırları aşmaya yarayan teknolojik bir yöntem olmadığı, tam tersine denizlerdeki balık stoklarının devamına ve ekosistemin sürdürülebilirliğine bağımlı bir üretim sürecine sahip olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Bu süreçte sektörün gelişiminin toplumsal ve ekolojik talepler doğrultusunda şekillenmesi büyük önem taşımaktadır.

Türkiye’nin Akdeniz sahillerinde 2016 yılında aylık olarak yapılan örneklemelerde, 28 türe ait 1137 balığın yarısından fazlasının sindirim siteminde mikroplastik bulunmuştur. Balıklarda en fazla rastlanan mikroplastik tipi genellikle çamaşır makinalarından geldiği düşünülen fiberdir. Günlük olarak fazla deniz canlısı tüketen insanların ise besin yoluyla günde yaklaşık 11 bin tane mikroplastik tükettiği kaydedilmektedir.

Denziler Atlasının içindeki diğer tüm makaleler için alttaki yayına tıklayınız

Aşırı avlanma, türlerin kaybı ve okyanusların muazzem kirlenmesi - denizler gerilim altında. Denziler Atlası 2017; 40'dan fazla infografik ve yazı ile rakamlar, olgular ve bağlamları konusunda bilgilendiriyor.