“Kadınların internet alanlarının kısıtlanması haklarının ihlalidir”

“Kadınların internet alanlarının kısıtlanması haklarının ihlalidir”

Pakistan’daki kadınlar yalnızca kamusal değil dijital alanlarda da cinsel tacize maruz kalıyor. Dijital Haklar Vakfı kurucusu Nighat Dad ile kadınların sanal ortamdaki tecrübelerini ve sanal tacizle nasıl mücadele edilebileceğini konuştuk.

(Bu makale Dijital Asya yazı dizisinin bir parçasıdır.)

Fabian Heppe: Geçen sene, Pakistan’ın ilk sosyal medya starı, Qandeel Baloch, abisi tarafından, ailesinin namusunu “kirlettiği” gerekçesi ile vahşice öldürülmüştü. Baloch, Pakistan’da, kadın hakları hakkında yaptığı yorumlar ve cinselliğini İnternette korkusuzca dile getirmesiyle tanınıyordu.  Neden ölmesi gerekti?

Nighat Dad: Qandeel Baloch, kitleler tarafından ilk kez 2013 yılında Pakistan Yetenek Yarışması seçmelerinde keşfedilen bir sosyal medya yıldızıydı. Adaylık performansı Internette hızla yayıldı ve Pakistan’da Internet ortamında ismi en çok aranan 10 kişiden bir oldu. Medyadaki varlığını, sanal alanına sahip çıkarak ve “Pakistan’daki kadının durumu” hakkında yorumlar yaparak tipik ataerkil toplumun normlarını zorlamak amacıyla kullandı. İnternette milyonların desteğine sahıpken, kendisini yine de aciz hissettiren sanal tacizden kaçamadı. Sonunda öldürüldü çünkü erkek-egemen toplum, ataerkil düzenin camdan kubbelerini sarsan dobra bir kadın sesi ile nasıl başa çıkacağını bilemedi.

Qandeel Baloch’un meselesi türünün tek örneği değil. Sizin yaptığınız bir araştırma Pakistan’daki kadınların yüzde 40’inin sanal ortamda tacize uğradığını ortaya koydu.

Pakistan’da kadınlara uğradıkları taciz hakkında konuşmamaları salık verilir; “elalem ne der” kisvesiyle. Ailedeki kadın bireylerin toplumdaki imajı ve ailenin namusu ile bireber ilişkilendiriliyor olmaları sanal ortamdaki tacize karşı onları daha da kırılgan kılar. 136 milyondan fazla cep telefonu ve 34 milyon Internet kullanıcısı ile Pakistan’ın sanal ortamları, kadının güvenliğinde yeni bir pota haline geldi. Kadınların ınternet deneyimlerinin ilk sıralarında, haklarında yapılan hoşa gitmeyecek bir yorum hakkında verecekleri cevapla birlikte tacizin daha da artabileceği korkusu var. Qandeel’in öldürülmesi bunun gerçek hayata yansımış bir örneğidir, ve çevrimici tacizin çevrimdışı sonuçlarla bağlantılı olduğunu gösterir. Kadının bu yüzden İnternet ortamında özel bir korumaya ihtiyacı var. Kadınların, ister çevrimici ister çevrimdışı, sıradan birinin nefret dolu mesajına maruz kalmanın korkusu olmaksızın zihinlerinden ve yüreklerinden geçeni özgürce ifade edebilmelerinin üzerinden on yıllar, hatta yüzyıllar geçti.

Nighat Dad Dijital Haklar Vakfı’nın yürütme kurulu başkanı (Digital Rights Foundation). Başarılı bir avukat, insan hakları aktivisti ve Pakistan da dahil olmak üzere tüm dünyada serbest intenet kullanımına dair sürdürülen kampanyanın öncülerinden. 2017 yılı TED Global Bursiyeri, ismi TİME dergisinin Yeni Nesil Liderler listesinde yer alıyor ve Atlantik Konseyi’nin Özgürlük ödülü ve İnsan Hakları Lale ödülleri sahibi. Dijital dünyanın sunduğu fırsatlar karşısında oldukça heyecanlı fakat halihazırda fazlasıyla marjinalleştirilmiş olanların sanal dünyada daha da baskılanmasından hoşnutsuz.

Çevrimici kullanıcılarının yüzde 75 – 80’inin erkek olduğu Pakistan’da dijital dünya oldukça maskülen. Bu kadınların ınternet kullanımını nasıl etkiliyor?

Kadınların kamusal alana erişimleri, erkeklerin halka açık yerlerde “erkekliklerini” kontrol edemediği için devamlı engellenmiştir. Teknolojinin kullanımı arttıkça, erkeklerin sanal alanları henüz kadınlar erişemeden işgal etmesiyle, kadının interneti kullanımı önlenmiştir. Kadınların devamlı online ortamda tacize uğruyor olmasının bir nedeni, tam olarak da İnternette azınlık olmalarından kaynaklanır.

Görsel kullanım hakkı

Sanal ortamdaki sapkın taciz, kadının sanal alanlarda fikrini dürüstçe ortaya koyma arzusunu ortadan kaldırıyor. Örneğin, yalnızca taktiği türbanın sanal ortamda tacize uğramasına engel olmadığını dile getirmesinin ardından, yardım isteyecek noktaya gelene kadar erkeklerin saldırısına uğrayan bir kız tanıyorum.

Ne yazık ki, bu tür örnekler yalnızca sanal ortamlara has değil. Toparladığım veriler kadınların üçte birinden fazlasının, sanal ortamlarda kendilerini rahat hissetmediklerini ve resimlerini paylaşamadıklarını gösteriyor. Bu birçok kadının, toplumda değişime vesile olabilecek potansiyelleri varken oto sansür uygulamalarına neden oluyor.

Kadın haklarının sanal ortamdaki savunucularından biri olarak, sizin de benzer deneyimleriniz olmuş, günlük bazda sanal tacize uğramıştınız.

Evet, ben de daha önce ilk etapta İnterneti kullanması engellenmiş kadınlardan biriydim. Siber taciz kurbanlarını desteklemeye başlamamla birlikte sayısız ölüm tehditi aldım. Bir süreliğine İnternetten ayrılmaya karar verip sosyal medya hesaplarımı kapattığımda, sanal ortamdaki sıradan erkekler bunu ilgi peşinde olduğum şeklinde yorumladı ve beni vücudum üzerinden aşağılamaya başladılar. O derece ki, üzerinden o kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bugün bile, halen aldığım tehditler karşısında korkarım.

Nihayetinde, Pakistan’da, kadınlara karşı uygulanan elektronik şiddete karşı kanunlar var, ve bu kapsamda kadınları sanal ortamda taciz eden erkeklerin ceza alması mümkün. Bu yasal önlemler kadınların sanal ortamdaki güvenliğini arttırmaya neden yardımcı olmuyor?

Problem, kadınların büyük bir çoğunluğunun sözkonusu yasaların varlığından haberdar olmaması. Araştırmamız, yüzde 72 gibi şaşırtıcı bir oranda kadının bu yasalardan bihaber olduğunu ortaya koydu. Dahası, anketi cevaplayanların yüzde 70’i yapılan tacizi yargı makamlarına hiç taşımadıklarını, ve tüm katılımcıların yüzde 47’sı ise bu tür bir şikayeti resmi makamların ciddiye almayacağını beyan etti. Bu bulgu, sanal ortamdaki tacize dair yapılan şikayetin nasıl yaftalandığına işaret ediyor. Genç kadınların bize söylediği kadarıyla, kanuna göre siber suçlardan sorumlu Federal Araştırma Bürosu kadınları tacize uğradıklarından dolayı suçlamakta ve sosyal medyayı kullanmamalarını istemekte.

Bulgularınız, İnternetin öncelikli olarak eski güç yapılarını sarsacağı ve bireysel özgürlükleri arttıracağı vaatleri ile örtüşmüyor gibi. Pakistan gibi toplumlarda, yeni teknolojiler eski ataerkil yapıların üstesinden nasıl gelebilir?

Kadınların dijital haklarında aksamalar olsa da, İnternet, herşeye rağmen, herkes için – cinsiyetlerden ve cinsel seçimlerinden bağımsız - oldukça kullanışlı bir alan olduğunu ispatladı. Nüfusun büyük bir bölümünün bu mecraya erişimini haklarının ihlali anlamına gelir. Çalışmam boyunca, İnternet üzerinden düzgün iş yapan bir çok kadınla karşılaştım. İnternet onlar için bir bilgi seline pencere açıyor. Bunlar,  ataerkil yapılarda kendilerini nasıl güçlendirdiklerine dair verilecek örnekler.

Pakistan’da bir yerden bir yere gidebilmek, kitle ulaşım araçları gelişmemiş olmadığından öyle kolay bir iş değil. Otobüse binerseniz geç kalmayı göze alırsınız, taksiye binerseniz, havalandırma olmadığından, varacağınız yere kadar ter içinde kalırsınız. İşte tam da bu noktada araba-paylaşım platformu Çareem devreye girer. Dubai merkezli bir girişim Uber’e benzer bir aplıkasyon üzerinden özel araba sahiplerini “al ve bırak” talebinde bulunan ya da yoldan alınacak müşteriler ile buluşturur. Taksici ile ücret pazarlığı yapmak yerine, vereceğiniz rakamı aplıkasyon belirler. Müşterilerin güvenliği açısından, sürücülerin oldukça çetin bir güvenlik kontrolü ve geçmiş taramısından geçmesi gerekir. Çareem, Pakistan piyasasına 2015 yılında girdi ve bugün itibariyle Pakistan’ın bütün büyük şehirlerinde mevcut. Aplıkasyonun başarısı yerel taksici ve bisiklet taksicilerin büyük protestolara neden olurken, Pencap eyaleti, Ocak 2017 tarihinde, araba paylaşım şirketini kapatmaya kalkıştı. Normal taksi şoförleri gelirlerinden endişe ederken, Çareem’in Pakistanlı kurucusu Müdaşsır Sheikha, işletmesinin sosyal bir vizyonu olduğunu savunuyor: 2020 yılına kadar Pakistan’da insanların yaşamlarını iyileştirecek ve 1 milyonluk istihdama ulaşacak bir kurum inşa etmek.

Ancak Çareem, bazı durumlarda müşterileri cezbetmekte halen zorlanmakta. Kullanılan bir reklam oldukça ters bir tepkiye neden oldu: “Çöpçatan bir teyzeden, ofise gitmek üzere araç çağıran müşterilere uygun eş bulması istendi. Çareem’in müşteri kitlesini oluşturan genç, eğitimli ve şehirli kadınlar bu reklamı oldukça rencide edici buldular. Çareem öncesi, şehirli kadın için ulaşım bir problemdi. Son derece ataerkil ve kadın düşmanı bir toplumda, Çareem kiralık araçla ulaşımı (gerçek zamanlı takip edilebilir teknolojisi ile) kolay ve güvenli hale getirene kadar, kadınlar erkek akrabalarına bağımlı hareket etmek zorundaydılar. Kadınları bağımsızlaştırdı ve birçoklarının sosyal hayatında devrimsel değişikliklere neden oldu. İşte bu yüzden çöpçatan teyze reklamı, kadınlara, heteroseksüel evliliği hayatın en büyük başarısı ve kadın vücudunun içinde varolableceği tek yapı olarak tanımlayan toplumda tutsak olduklarını hatırlatan bir tokat etkisi yaptı.

Kadının evin ekmeğini kazanmasının cesaretlendirilmediği ve bir dönem herhangi bir konuda uzmanlaşacak kadar bilgi edinmesinin engellendiği Pakistan gibi bir toplumda, kadınlar tam da kendilerinden beklenenin tam aksini yapıyorlar. Kendilerine erkeklerin savurduğu her mantıksız hakarete karşı mantıklı argümanlarla cevap veriyorlar. Qandeel Baloch’un ölümünün ardından başlayan milli ve olağandışı tartışmalar birşeylerin yavaş da olsa değişmekte olduğunu gösteriyor.

Qandeel Baloch’un öldürülmesi dünya çapında lanetlendi. Bu geniş çaplı feryat Pakistan’da kadınların İnterneti kullanmalarına dair süren tartsımayı değiştirdi mi?

Pakistan’da interneti kullanan kadının güvenliği tartışmasını tetiklemek adına bir kadının olmuş olmasının gerekmesi gerçekten talihsiz bir durum. Qandeel’in ölümü insanlarda, çevrimici tacizin çevrimdışı sonuçları olabileceğinin farkındalığını arttırdı. Birçok insan cinayetin ardından yaş tutarken, kanun yapıcılar çevrimici tacizi önleyebilmek ve namus cinayetlerini cezalandırmaya yönelik yasal düzenlemeler için harekete geçtiler. Hükümet, nefret söylemini ve çevrimici tacizi suç kapsamına alan Elektronik Suçları Önleme Kanununu Ağustos 2016 tarihinde onadı.

Qandeel’in ölümü beni özellikle çok etkiledi, ve Dijital Hak Platformu olarak kısıtlli kaynaklarımızla Pakistan’ın ilk Siber Taciz Yardım hattını kurduk. Bu benim yardıma iihtiyacı olanlara ulaşabilmeye dair girişimim. Çoğu zaman merak ediyorum, eğer bu yardım hattını daha önce kurmuş olsaydım Qandeel de yardım için aramış olur muydu? Yardım hattı kendimce bir saygı duruşu - Qandeel’e ve ardında bıraktığı ‘özgür kadın’ mirasına.

Görsel kullanım hakkı

Pakistan’daki interneti kadınlar için daha güvenli kılmak adına ne yapılması gerekiyor?

Benim görüşüme göre, sanal ortamdaki tacize dair şikayetleri değerlendiren kişilerin cinsiyet-duyarlılıklarını arttıracak eğitimlerle birlikte sibersuçlara dair varolan yasaların daha iyi işletilmesi gerekiyor. Herşeyden önemlisi, sanal ortamda tcizden kurtulmuş ve madur olmuşlara yönelik destek sistemi olması gerekiyor çünkü bir destek ağı olmadan günlük hayata dönmeleri mümkün olmayacak. Kadınların çevrimici ya da çevrimdışı tacize karşı durabilmeleri için birbirlerini güçlendirmeleri gerektiğine inanıyorum.

Ilgili içerik

  • Profesyonel medyanın av mevsimi mi?

    Kamboçya’da gazeteciler casuslukla, Myanmar’da drone kullanmakla ya da sözde ‘resmi sırlar yasası’nı ihlal etmekle suçlanıp dava konusu oldular. Haber kanalları, yüklü cezalar karşısında Kamboçya’da da olduğu gibi iflas ettiler. Filipinler’de medya kuruluşları eleştirel haberlerden hoşlanmayan hükümet yetkilileri tarafından sürekli ‘sahte haber’ kanalları olarak yaftalanmakta.

0 Yorumlar

Yeni yorum ekle

Yeni yorum ekle